Monetizing the IoT

AriaMonetizingIoT01

1.      SÖZLÜK

ENG TR Açıklama
Monitezing Para olarak tedavüle koymak To make a business activity profit-generating, particularly in computer and internet-related activities.
IoT(Internet of Things) Nesnelerin interneti Internet of Things (IoT), describes a world in which objects that form part of our everyday lives can communicate through various networks, including the Internet

NOT: Makale içerisinde geçen sözlük ihtiyacı bulunabilecek kelimeler için ilgili sitelerine bağlantı konulmuştur.

2.      GİRİŞ

2.1. Internet of Things / Nesnelerin İnterneti Tanımı ve Tarihçesi

Internet of Things / Nesnelerin İnterneti ilk olarak 1999 yılında hazırladığı bir sunumda Kevin Ashton tarafından ortaya atılan bir terimdir. Dolayısıyla bu kavramın mucidi olarak Kevin Ashton gösterilir. İlk Internet of Things kavramını burada yaptığı sunumunda kullanan Kevin Ashton, Procter & Gamble (P&G) şirketinin tedarik zincirinde RFID (Radio-frequency identification), yani radyo frekans tanımlama teknolojisinin şirkete getireceği faydaları anlatırken Internet of Things kavramını kullanmıştır.

Nesnelerin Interneti konsepti yine aynı yıl içinde (1999) Auto-ID Center (MIT) kapsamında popüler hale gelmiştir. Burada vurgulanan nokta ise RFID (radyo frekans tanımlama) teknolojisinin Internet of Things’in vazgeçilmez bir parçası olarak gösterilmesiydi. Buna göre eğer günlük hayatta tüm nesneler ve insanlar bu tanımlayıcılar ile donatılırsa; bilgisayarların bunları yönetmesi ve verileri kaydetmesi sağlanabilirdi. RFID teknolojisinin kullanımıyla ayrıca NFC, barkodlar, QR kodları ve dijital watermarking teknolojisinin de önü açılabilirdi.

maxresdefault2.2. Günümüzde Nesnelerin İnterneti

Son haliyle günümüzde kullanılan Internet of Things / Nesnelerin İnterneti tanımını ise;günlük hayatta kullandığımız nesnelerin internet aracılığıyla diğer nesnelerle (cihazlarla) veri alışverişi yapabilmesi ve bu nesnelerin birbirleriyle tamamen senkronizasyon halinde olma durumu şeklinde açıklayabiliriz.

Günümüzde otomobillerden evlere, elektrikli cihazlardan mobil cihazlara kadar birçok nesnenin internet aracılığıyla birbirine entegre edilmesi ve bu sayede veri alışverişinin gerçekleştirilmesi Nesnelerin İnterneti kavramının yavaş yavaş hayatımıza girdiğini göstermektedir.

Bu tanımlar ile Nesnelerin İnterneti dediğimiz şeyin sadece belirli başlı cihazlar ile sınırlı olduğu düşünülmemelidir. Zira internetin ve teknolojinin getirdiği her şey Nesnelerin İnterneti kapsamına girebilir. Örneğin ekmek sepetinize yerleştirilen bir sensör sayesinde sepetteki ekmeğin durumu saptanabilir ve siz eve belirli bir mesafede yaklaştığınızda bu sensörün ekmeğin durumu ile ilgili (sepetin boş olup olmamasını saptayarak ekmek alıp almamanız gerektiği konusunda) sizi bilgilendirmesi sağlanabilir. Bu gibi örnekler hayal gücü ve o günün şartlarına bağlı olarak sayısızca genişletilebilir. Dolayısıyla Nesnelerin İnterneti hayatımızda var olan hemen hemen her nesne için geçerli olabilir.

3.      TEORİSİ

3.1.Internet of Things (IoT) Nedir?

nesnelerin-interneti

Internet of things, IoT, Türkçe deyimiyle nesnelerin interneti. Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz; çeşitli panellerde, konferanslarda ve etkinliklerde üzerine konuşmalar ve tartışmalar yapılan; aslında çok da yeni olmayan bir konudur.

Internet of things’i en temel haliyle, nesnelerin internet üzerinde veri alışverişi yapabilmesi ve bu sayede internete bağlı olan diğer tüm cihazlarla iletişim kurarak nesneler ekosistemi içerisinde yaşabilmesi olarak tanımlayabiliriz. Bu ifadeyi biraz daha açalım ve içini biraz daha inceleyelim;

Bir cihaz internete bağlandığında, dünyadaki internete bağlı tüm cihazlarla aynı ağa bağlanmış ve bu ağdaki tüm cihazlarla iletişim kurabilir hale gelmiş demektir. Yani buzdolabınızdaki yumurta rafında kaç yumurta olduğunu sensörleri ile ölçen internete bağlı bir cihaz, bu veriyi bulut sunucuya dakikada bir gönderebilir ve sizin cep telefonunuzdaki mobil uygulama; yumurta sayısı 2’nin altına düştüğünde size bildirim gönderebilir. Bu durumda cep telefonunuz ve buzdolabınız bir IoT yani nesnelerin interneti ekosistemi, buzdolabınız ise bir IoT cihazı olmuş olur.

3.2.Internet of Things ne zaman ortaya çıktı?

Internet of things‘in kavram olarak ortaya çıkışı, Kevin Ashton‘un 1999’da, çalıştığı şirket olan P&G’de RFID konusunda yaptığı bir sunuma dayanıyor. Ama bir uygulama olarak internet of things kullanımı ise çok eski.

internet-of-things-nesnelerin-interneti

Nesnelerin internetine kavram olarak bakarsak, Kevin Ashton yaptığı sunumda, tüm cihazların birbirleriyle iletişim kurarak sensör verilerini ileteceği bir yapıdan bahsediyordu. Tabiki “Nesnelerin internetini Kevin Ashton bulmuştur.” diyemeyiz ancak kavram olarak ilk kez net ortaya çıkışı Kevin Ashton imzasına sahiptir. 1999’dan bu yana internet of things, M2M gibi kavramlar üzerine çok sayıda çalışma yapıldı ve maliyetlerin düşüp, internetin günlük hayata tamamen entegre olmasıyla birlikte internet of things uygulamaları da artık hayata geçirilebilir ve geliştirilebilir hale geldi.

Adsız

Diğer taraftan, gerçekleştirilen ilk internet of things uygulaması ise 1991 yılında Cambridge Üniversitesi’nde bir kahve makinesinin sürekli olarak otomatik fotoğraflanarak makinenin yanına gitmeye gerek kalmadan, ağa bağlı bu bilgisayar üzerinden durumunun kontrol edilmesidir. 128*128 siyah-beyaz olan bu fotoğraf çekim işlemi bir video capture card ile gerçekleştirilmişti ve bu kartın bağlandığı bilgisayar ağa dahil edilmişti.Ayrıca EXICON’un yayımladığı IoT Timeline Infographic, bize internet of things’in zamanla gelişi mini ve temellerini bir infografik üzerinde sunuyor.

3.3. Nesnelerin İnterneti Üzerinden Kazanılan Para: “Nesnelerin İnterneti” pazarı 9 trilyon dolarlık değere ulaşacak!

Nesnelerin İnterneti bağlantısallığı, 2020 yılına kadar 8.9 trilyon $ kadar değer bir pazar yaratacak. Nesnelerin İnterneti; akıllı sayaç ve makineden makineye telematikten, internet erişimli buzdolabı ve kahve makinelerine kadar her şeyi kapsıyor.  IDC,  Nesnelerin İnterneti’nin 2020’ye kadar 7.9’luk yıllık bileşik büyüme oranında (CAGR) büyüyerek 8.9 trilyon dolara ulaşacağını söyledi.

Nesnelerin İnterneti, bir dizi etmen tarafından ivme kazandığını belirten IDC analisti Vernon Turner, “Şüphesiz, iş ve tüketici talepleri artarken, Nesnelerin İnterneti çözümleri de genişlemeye devam edecek” diyor.

Pazar sağlayıcıları; Nesnelerin İnterneti’nin yükselişinde, akıllı şehirlerin, arabaların, evlerin  ve kişisel bağlanabilirlilikte büyüyen bir kültürün içinde sürekli geliştiğini söylüyor.  IDC, ayrıca Nesnelerin İnterneti’nin gelişmesi için bazı zorlukların aşılması gerektiğine dikkat çekti.  Bu sorunlar arz tarafında olan; bir standart eksikliği, küresel ölçeklenebilirlik ve bir ” uygulama geliştirme için çıkan ekosistem “olduğunu söyledi. Diğer talep tarafında ise farkındalık eksikliği ve diğer IT / mobilite öncelikler içerdiğini söyledi.  Bu zorluklara rağmen, IDC, temeli kurulan Nesnelerin İnterneti 2020 sonuna kadar küresel boyutta yaklaşık olarak 212 milyar ‘nesneler’ olacağını söylüyor.

3.4. Nesnelerin İnterneti ile Proaktif Veri Erişimi

Nesnelerin İnterneti, nesnelerin diğer nesnelerle etkileşim kurabildiği bir gelişim sürecini temsil eder. Birkaç örnek verecek olursak hastaneler kalp atışını ölçen aygıtları izleyebilir ve düzenleyebilir, fabrikalar üretim hattı sorunlarına otomatik olarak yanıt verebilir ve oteller konukların tercihlerine göre sıcaklığı ve aydınlatmayı ayarlayabilir. Ayrıca, İnternet’e bağlı olan aygıtların sayısının hızlı ve yoğun bir biçimde artmasıyla birlikte kuruluşunuzun bağlantılı her aygıttan olaylara yanıt verme, gönderme, alma, toplama ve analiz etme yeteneği de artış göstermektedir.

Nesnelerin İnterneti olanağını sizin için kullanışlı kılan çözümler:

  • milyonlarca nesneyi ve olayı bağlama.
  • kayıt sistemlerinde bilgileri açığa çıkarma.
  • kişiler, mobil aygıtlar, algılayıcılar, makineler ve uygulamaların yeni etkileşim sistemlerini destekleme.
  • bütün aygıtları kullanarak hemen her yerde ve her an işleri yürütme.
  • olayları gerçek zamanlıya yakın olarak alma ve bunlara yanıt verme.

4.  AVANTAJLARI & DEZAVANTAJLARI

4.1.Avantajları

Nesnelerin interneti, internetin insanlardan sonra nesneler arası katmanda iletişim ve etkileşimini derinleştirecek bir dönemin habercisi. İnternet bilgisayarlar birbirine bağladıktan sonra insanları birleştiren sosyal ağlar ortaya çıktı ve sıra nesnelerin internet sayesinde birbirine bağlanmasına geldi.

buro4.1.1. Günümüzdeki Kazanımları: Yapılan araştırmalara göre bugün internete 10-11 milyar cihazın bağlı olduğu tahmin edilmekte ve bu rakamın 2020 yılına gelindiğinde 50 milyar cihaz seviyesine çıkması öngörülmektedir. Aynı araştırmalara göre; 2003 yılında dünyada kişi başına düşen birbirleriyle bağlantılı cihaz oranı 0,08 iken bu oranın 2020 tahmini ise “6,48”dir. Ayrıca 2020 yılında, 20 adet tipik ev cihazının üreteceği bilgi trafiğinin, 2008 yılında üretilen tüm internet trafiğinden daha fazla olacağı tahmin edilmektedir. Birbiriyle bağlantılı cihaz sayısı hızla artıyor. CISCO’nun raporuna göre 2003 yılında birbiriyle bağlantıda olan cihaz sayısı 500 milyon ve kişi başına düşen bağlantılı cihaz sayısı 0.08 idi. Yıllar geçtikçe bağlantılı cihaz sayısı dünya nüfusunu geride bıraktı ve bu oran 2010’da 1.84‘e yükseldi. CISCO’nun 2015 tahmini 3.47 ve 2020 tahmini 6.48. Yani 5 yılda bir ikiye katlanan bir büyümeyle yeni bir çağa geçiş yapıyoruz.

Ayrıca CISCO, 2011 yılında 10,3 milyar olan bağlantı sayısının, 2016 yılı itibariyle tüm dünyada yaklaşık 18,9 milyar(her kişi için 2,5 bağlantı) olacağını paylaşıyor.

Önümüzdeki 10 yılda makine-insan arası iletişim oranının 30’a 1 olacağının öngörülüyor ve internet sağlayıcıların her nesneye internet ile haberleşme özelliği sağlayabileceği bir geleceğe işaret ediliyor. Dolayısıyla nesnelerin interneti alanındaki çalışmalar ulaşımdan sağlığa, endüstriyel kontrol sistemlerinden perakende satışara ve tarımsal alanlara kadar uzanıyor.

M2M olarak bilinen makineden makineye iletişim teknolojileri de daha çok makinelerin verimliliğini artıran sistemler olarak hali hazırda ülkemizde de özellikle mobil operatörler tarafından kullanılıyor.

4.1.2.Farklı nesneler ortak amaç için hareket edecek

Veri alışverişi ve buna istinaden işlenen komutlar temelinde çalışan yeni nesil IoT uygulamaları konusunda ucu açık düşünmek mümkün. Örneğin evinize yaklaştığınızda buzdolabınızın evde süt kalmadığını aynı anda size ve bakkalınıza ilettiğini düşünün. Ya da trafik yoğunluğunu internet üzerinden okuyan aracınızın eşinize biraz gecikeceğinizi, ne kadar yolunuz kaldığına dair kısa mesaj attığını. Veya aracınızla kaza yaptığınız anda hava yastığı sisteminin sağlık ve güvenlik birimlerine anında haber verdiğini.

internet-of-things-nesnelerin-interneti-2-640x444

4.1.3.IPv6 önemli bir engeli ortadan kaldırdı

İnternete bağlı noktaların artışına paralel olarak kimlik prokollerinin gerekliliği ise bu geleceğin önemli bir detayı. Neyse ki IPv6 protokolüne geçiş, IP çakışmalarının önüne geçilmesini adına ciddi bir gelişme sağladı. Örneğin CISCO, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta ve Batı Avrupa bölgesinde IP trafiğinin 2011 – 2016 yılları arasında yıllık yüzde 37’lik (5 kat) bir büyüme göstermesini bekliyor ve IPv6 bu büyümenin önünü açıyor.

4.1.4.Veriyi işlemek halen büyük bir iş

Diğer yandan sosyal hayatımızı internet üzerinden kayıt altına sunuyor olmamız ortaya çıkan veri miktarını inanılmaz ölçüde artırıyor ve büyük verilerin çözümlenmesi büyük bir iş halini alıyor. Bırakın bugünleri, IoT uygulamalarının ortak bir havuzda birleşeceği veya vücut içi işlemcilerle biyolojik değişimlerin nabız hızında ölçümleneceği günler düşüldüğünde ise veri analiz yükünün ne kadar büyüyeceğini hayal etmek zorlaşıyor.

Şu an 1024 terabayta eşdeğer olan petabayt birimini konuşuyoruz ama gelecek eksabayt hatta zettabayt çağına bizi çağırıyor.Gartner’ın teknoloji değişim grafiği de bu konuda dikkate değer gelecek tahminler ortaya koyuyor.

teknoloji-hype-cycle-gartner-640x404

4.2.Dezavantajları

Nesnelerin İnterneti dendiği zaman yalnızca cihazların internete bağlanması olarak anlaşılması yanlıştır. RFID benzeri algılayıcıların ve tanımlayıcıların bazı cihazlar ile bilgi üretmeleri de bu kavramın içerisindedir.

Nesneler,  algılayıcılar ve elektronik devreler ile donatıldığında insanlarla iletişime geçerek durum bilgilerini güncelleyebilecek yetenekler kazanırlar. Mobil ağlar ve internetin gelişimiyle birlikte bu nesnelerin kişiler ile iletişim kurmaları kolaylaştı ve insanlar da onları her yerden, her zaman gözlemleme ve kontrol etme şansına sahip oldu.

Bunun yanında IPv6 protokolüne geçiş, IP çakışmalarının önüne geçilmesini adına önemli bir engeli ortadan kaldırarak ciddi bir gelişme sağladı.

Tüm faydalarının yanında Nesnelerin İnterneti bazı sorunlara da yol açacaktır. Birbirlerine bağlı cihazlar sayesinde sosyal hayatımızı internet üzerinden kayıt altına sunuyor olmamız, ortaya çıkacak veri miktarını inanılmaz derecede arttıracak ve bubüyük verilerin çözümlenerek işlenmesi zor ve karmaşık bir iş haline gelecektir. Bunun yanında ortaya çıkan bu verilerin gizliliği ve güvenliği de önemli bir konu olarak karşımıza çıkacaktır.

Önümüzdeki yıllarda etkileşimin ve internetin hemen her nesnenin içine gireceği ve farklı nesnelerin ortak amaçlar için hareket edeceği bir döneme gireceğiz. Bu arada insanların fizyolojik ve psikolojik olarak bu değişime nasıl karşılık vereceğini hep birlikte göreceğiz.

5.  UYGULAMALARI & ÜRETENLERİ

5.1. Bir IoT sistemi hangi bileşenlerden oluşuyor?

cloud-and-things-1024x7685.1.1. IoT destekli ürünler

Öncelikle internetten veri alabilen, internete veri gönderebilen, hatta mümkünse bu ikisini aynı anda yapabilen cihazlara ihtiyacımız var. WeMo Switch benzeri hazır cihazlardan faydalanabileceğiniz gibi, mevcut cihazlarınızı “hack”leyerek onları internet uyumlu hale getirebilirsiniz. Mevcut cihazlarınızı Arduino,Raspberry Pi gibi geliştirme kartlarını kullanarak genişletebileceğiniz gibi, cihazlara IoT özelliği sağlamayı hedefleyen Electron ya daPinoccio gibi arabirimlerden de faydalanabilirsiniz.

5.1.2.Bir programlama arabirimi

Cihazların internet erişimi olabilir, fakat bu yeterli değil. Cihazlarımızın veri alışverişini hangi metodlarla yapabileceğini bilmemiz gerekiyor. API’lar (Application Programming Interface) sayesinde cihazları açıp kapamamız, cihazın sensörleri sayesinde okudukları veriler gerçek zamanlı olarak erişmemiz, hatta cihazlar üzerindeki özel giriş ve çıkışları kontrol edebilmemizi sağlıyor. Bunu “donanımla konuşmamızı sağlayan yazılım katmanı” olarak özetleyebiliriz.

IoT özelliği bulunan ya da IoT özelliği eklemeyi sağlayan cihazlara komutlar göndererek sensörlerinin algıladığı veriyi okuyabilir ya da cihaz üzerindeki bir devreyi internet üzerinden çalıştırabiliriz.

5.1.3.Bir algoritma

İnternet erişimine sahip cihazlarımız var. Bu cihazlarla “hangi dilde” konuşacağımızı da biliyor. Sırada bir algoritma oluşturmak var. Basit bir algoritmayı çalışır hale getirmek içinIFTTT (If This Then That) ya da Zapierimdadımıza yetişecektir. Algoritmalara basit örnekler verecek olursak:

[Telefonumdan şu websitesindeki bu butona bastığımda] [salonumun tavan aydınlanması] {şu ayarlarla} [açılsın].

[Saat 07:00 olduğunda] [Kahve makinası] [çalışmaya başlasın].

[Bahçedeki toprağın nemi] [belirli bir değerin altına düşerse] [sulama sistemi çalışsın]

6. ÖNERİLER

6.1. Nasıl kullanılır?

Nesnelerin interneti ( Internet of Things – IoT) uygulamalarında iletişim için birçok farklı teknoloji (6LoWPAN, ZigBee, Bluetooth, RFID, NFC, 3G, Wi-Fi, GSM, 4G/LTE vb.) kullanılabilmesi yeni iş modellerini de beraberinde getirmektedir.

Bu bağlamda bilgi teknolojileri alanında çalışan profesyonellerin kendilerini bu değişime olabildiğince hızlı bir şekilde adapte etmeleri önem kazanmaktadır.

Bilgisayar ağlarından aşina olduğumuz geleneksel iletişim altyapısının, IoT bileşenleri için birebir uygulanmasında yetersiz kalınmaktadır.Örneğin bir IoT ekosisteminde yer alan akıllı objeler/aygıtlar ile iletişimde uygulama katmanında farklı protokoller (CoAP, RESTful HTTP, MQTT, XMPP vb.) kullanabilmektedir.

Henüz standartlaştırılmış bir yapının olmamasından dolayı da farklı protokollerde çalışan IoT ağlarının birbirleri ile beraber çalışabilirliği konusunda problemler yaşanabilmektedir.

Standartlaştırma çalışmaları bir yandan devam ederken IoT konusunda oldukça önemli yatırımlarda bulunanCisco, işin eğitimsel boyutuna da el atmaya karar vermiş olacak ki Rockwell Automation firması ile beraber ortaklaşa bir sertifika programı açtığını duyurdu.

“Endüstriyel Ağ Uzmanı“ ismi verilen bu sertifika programı ile mevcut teknoloji altyapısına ve ürün portföyüne eklemlenmeye başlayan IoT özellikli uygulamaların/cihazların başarılı bir şekilde yönetilmesi ve bu alanda çalışan profesyonellerin eğitilmesi amaçlanmaktadır.

Sertifika programının hedef kitlesi ise imalat, kalite yönetimi, petrol ve gaz sektörlerinde operasyonel ve bilgi teknolojileri departmanlarında çalışan profesyoneller olarak belirlendi.

Sertifika programına katılanların endüstriyel sistemlerdeki şu konular ile ilgili temel yetenekleri kazanması amaçlanıyor: Ağ erişilebilirliği, Ağ güvenirliği, Siber güvenlik önlemleri

Nesnelerin internetinin önümüzdeki 10 yıl boyunca sürekli büyüyen bir sektör/teknoloji olması öngörülüyor.Bu alanda hem iş yapış şekilleri hem de teknolojik gereksinimler hakkında yeterli bilgilerle donatılmış olmak, nesnelerin/makinelerin dilinden anlamak oldukça önemli.IoT ve M2M uygulamalarının hemen hemen birçok iş kolunda kendine yer bulabilecek olması, sahip olunması gereken yetkinliklerin de çeşitlilik arz edeceğini bizlere gösteriyor.

6.2. Nesnelerin İnterneti kavramının hayata geçtiği mevcut bir cihaz var mı?

Halihazırda Nesnelerin İnterneti kavramının vücut bulduğu pek çok cihaz olsa da, Nest tarafından üretilen akıllı termostat ile duman ve karbonmonoksit dedektörleri göze çarpıyor. Bu durumun kuşkusuz en büyük nedeniyse Google’ın Nest’i 3.2 milyar dolar karşılığında satın alması. Nesnelerin İnterneti kavramının gelecekte kaplayacağı alanın büyüklüğünün farkına varan Google, bu konuda öncülük eden bir şirketi bünyesine katarak elini şimdiden güçlendirmiş oldu.

6.3. Nerede kullanılır?

Nesnelerin interneti alanında farklı bir yaklaşım da NFC tabanlı özel etiket sistemiyle her nesneye bir kimlik kazandırılma ve nesnelere dijital sertifikalar kazandırılmadır.

Web Summit 2014‘te kendini tanıtan Belçika merkezli girişimin en önemli özelliği finansal alanda kullanılan teknolojilere benzer şekilde özel kimlik tanımlamaları yapabilmesi ve bunları nesnelerin üzerinde farklı şekillerde konumlandırabilmesi.

NFC temelli çiplerle nesnelerin kullanıcılar tarafından tanınmasını hatta satın alınmasını sağlayan kopyalanan markalar için de bir orjinallik sertifikası olarak kullanılabiliyor. Bu teknoloji çalınan bisikletleri bulmak gibi farklı alanlara uyarlanabiliyor.

Yukarıda bahsedilen çalışmada olduğu gibi günümüzde sıkça karşılaştığımız bir problem olan kredi kartları çalınması olaylarında bu NFC sistemleri kullanılarak bu sayede kartlar taraflara ulaştırılabilir.Bir başka finans alanında kullanımı ise kredi kartı limiti bittiğini yada biteceğini önceden haber veren sistem kurulabilir.

6.4.Nasıl kullanılır & Niçin Kulllanılsın?

Popülaritesi ve etkili yayılma politikası sayesinde hemen hemen her cihazda uygulanan ve uyarlanan bu sistemin önceliği bağlanabilir olmasıdır. İnternete bağlanabilme özelliğinin yanı sıra bu işlemin basit ve hızlı bir şekilde yapılabilmesi kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Ayrıca kullanıcıyı yormayacak bir cihaz kurulum sisteminin olması da önemli bir özelliktir.

ee

2020 yılında yaklaşık 50 milyar ürünün internete bağlı olacağını göz önünde bulundurursak, internete bağlı cihazlar arasında çok fazla veri trafiği oluşacaktır. Bu veri trafiğini yönetebilmek internete bağlı sistemlerin ortak özelliklerine göre farklı çatılar altında toplanması gerekmektedir. Genel olarak bu yapı protokollerin ayrılması ile oluşmaktadır. İnternete bağlı cihazlar arasında bilgisayar tablet gibi üst seviye web tabanlı programlar kullananlar haricinde küçük komut sistemleri ile çalışan sistemlerin IoT-Protocol olarak adlandırılan daha basit protokollerle yönetilmesi gerektiği savunuluyor.

6.4.1.Veri Denetimi ve Güvenliği

İlk aşamada bağlanabilirlik sağlayan cihazları internet alanına çıkmasıyla oluşan topluluk, IoT grubu, ikinci aşamada bu cihazların kurulum bilgilerini düzenlemekte ve kullanıcıya daha kolay cihaz kurulumları sağlamaktaydı.

wwww

Sıra üçüncü aşamaya geldi. Bu noktada dikkat edilmesi gereken güvenliktir. Cihazların sadece internet ortamında güvenliğini sağlamak değil aynı zamanda yerel ağlarda da kontrolü elden bırakmamak gerekiyor. İnternet ve genel ağ teknolojilerinin denetimini sağlamak için günümüze kadar birçok güvenlik protokolleri oluşturulmuştur fakat basit cihazların (özellikle giyilebilir cihazların) işlem güçleri ve kapasiteleri yeterli olmadığı için birçok geliştirici güvenlik açıklarına dikkat etmemektedir. Beyaz eşya, televizyon, telefon gibi kullanıcı için hasar oluşturabilecek cihazların güvenlik denetimleri büyük önem taşımaktadır.

Nikola Tesla’nın tasvir ettiği gibi kablosuz iletişim büyük bir beyin gibi çalışmaktadır. İnternet ortamına bağlı cihazların sayısındaki artış ile bu konuda yapılan çalışmalar farklı bir boyut kazanmıştır. Artık bu konuda yapılan araştırmalarda ve geliştirilen sistemlerde Nesnelerin Interneti büyük bir canlı organizma olarak düşünülmektedir ve bu organizmanın sağlıklı bir şekilde gelişmesi için güvenlik en önemli alanı oluşturmaktadır.

Bu sistemin denetimini sağlamak için mevcut en güçlü duvar, şifre ve benzeri onay işlemleridir fakat kullanım kolaylığı sağlamak amacı ile hem üretici hem de tüketici tarafından önemsenmemektedir. Üretici tarafından geliştirilen bazı onay mekanizmaları ise kullanım kolaylığını ortadan kaldırdığı için tüketici tarafından tercih edilmemektedir. Bu durumda hem güvenliği sağlamak hem de kullanım kolaylığı sağlamak zor bir denge analizidir ve üreticinin kanaatine kalmıştır.

6.4.2.Güvenli Tasarım

Belirli bir alanı koruyan kapılardan herhangi birisinde sorun meydana gelmesi, sağlam kapıların hiçbir işe yaramadığı ve o alanın tamamen korumasız olduğu anlamına gelmektedir. Bir cihazın güvenli olabilmesi için cihaza enerji verildiği andan itibaren güvenlik kontrollerinin yapılıyor olması gerekmektedir. Bunun için tasarım sırasında güvenlik konusu dikkate alınmalı ve baştan aşağı bütün tasarım bu çerçevede gerçekleştirilmelidir.

Güvenli Başlatma (Secure booting) : Cihaza enerji verildiği andan itibaren yazılımdaki onay mekanizması çalışmalı ve kriptoloji kullanarak dijital bir imza yaratmalıdır.

Erişim Kontrolü (Access Control) : Cihaza ya da ağ sistemine giriş yapmak için gerekli olan şifreleme yöntemi ya da izin seviye mekanizmaları kararlı bir şekilde çalışmalı izinsiz erişim durumuna fırsat vermemelidir.

Cihaz Kimliği Doğrulama (Device Authentication:) : Cihaz tarafından oluşturulan kimlik kullanıcıya özel olarak tanımlanmalı ve herhangi bir değişiklik durumunda hem kullanıcı hem servis sistemi tarafından onaylanmalıdır.

Güncellemeler (Updates and Patches) : Sistem güncellemelere açık olmalı ve şifreleme sistemi gerekli görüldüğü durumlarda değiştirilebilmeli.

7. EKONOMİK PLAN

Dünya her şeyin birbirine bağlanabildiği Nesnelerin İnterneti devriminde hızla yol alıyor. GE’nin tahmini 2020’de 50 milyar cihazın internete bağlanacağı yönünde. SAS’a göre sadece beş yıl sonra nesnelerin internetinde küresel cihaz ve servis pazarının 7 trilyon doları bulması bekleniyor. Ocak ayında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nda yayınlanan Accenture’ın raporunda ise endüstriyel internetin 2030 yılında küresel ekonomiye 14 trilyon dolar ekleyebileceği belirtiliyor.

Nesnelerin İnterneti doğal olarak Türkiye’de de şimdiden hayatın içinde. Kuluçka merkezleri 2015’te dikey programlarla nesnelerin interneti alanında çalışan startup’lara yoğunlaşmaya hazırlanırken (Startupbootcamp İstanbul gibi) büyük telekom ve endüstri şirketleri de bu alanda fark yaratacak yatırım ve uygulamalarını hayata geçirme çabasında.

kmkjgfcTürkiye Dikkat Çeken Pazarlardan BiriBu alanda startup’ların sayısının hızla artması şaşırtıcı olmayacak. Turkcell Stratejik Pazarlama Müdürü Engin Çomakçı, Türkiye pazarının hem müşteri ilgisi hem de yeni girişimlerin etkisiyle IoT alanında en dikkat çekici pazarlardan biri olduğu görüşünde. “Dünyanın en iyi mobil iletişim altyapısına sahip ülkelerinden biriyiz. Bu, Nesnelerin İnterneti vizyonunu hayata geçirmek için çok önemli bir avantaj. Ayrıca sağlıktan, üretime, tarımdan şehirlere verimlik ve tasarruf sağlayacak onlarca potansiyel alan olduğunu görüyoruz.” Çomakçı, fark yaratmak içinse global düşünüp yerel hareket etmemiz gerektiğini savunuyor: “İngilizce de güzel bir kelime var: ‘Glocal mindset’. IoT işinde de ‘glocal’ düşünceye sahip olmalıyız. Yerel gerçek ve önceliklerimize uygun ürün ve uygulama geliştirmek işin en kritik kısımlarından birisi.” Çomakçı’ya göre özellikle otomotiv, lojistik, akıllı bina, perakende, tarım, sağlık, enerji ve akıllı şehir alanlarında çok sayıda uygulama ve ürüne ihtiyaç var.

Nesnelerin interneti alanında ürünler ve bu ürünlerin etrafında bulut tabanlı servislerin olduğu platformlar geliştiren Veslabs bu alanda Türkiye’deki öncü startup’lardan. İçerisinde iki farklı donanım, mobil uygulamalar ile bulut tabanlı yazılımın olduğu ve lojistik sürecini uçtan uca izleyen Tag2Sense adlı platformu geliştiren Veslabs’ın Indoor navigasyon, nesne takip ve konumlandırma ile ilgili mevcut sistemlere göre çok daha ucuz maliyetli ve verimli çözümleri de bulunuyor. Şirket endüstriyel internet alanında da firmaların operasyonlarına verimlilik kazandıran çeşitli  çözümler geliştirebiliyor.

Nesnelerin internetini 2015 gündemine alan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ise uygulama yazılımları, sensör ve geçit sistemleri, yönetim ve işletme sistemleri, altyapı elemanlarının geliştirilmesi gibi konularda fırsatlar yaratılabileceği düşüncesinde ve bu alanlarda girişimcileri destekliyor.

Veslabs Yönetici Ortağı Ozan Can Köseley, Türkiye’yi bekleyen fırsatlar konusunda, “Sektörü iki temel alanda düşünebiliriz. B2B segmentine yönelik Endüstriyel İnternet ve B2C segmentinde yer alan tüketici ürünleri. Türkiye için her iki alanda da fırsat var. Fakat endüstriyel internet ilk aşamada daha cazip gözüküyor” diyor. Bunun nedeni ise tüketici tarafındaki pazar büyüklüğü sorunu: “Geliştirdiğiniz bir ürünün kitlelere ulaşması, belli bir barajı geçmesi gerekiyor ki şirket para kazansın. Çünkü donanım geliştirme zahmetli ve masraflı bir süreç. Son tüketici pazarına yönelik bir ürün geliştirme düşüncesi varsa, girişimcilerin yurtdışında büyüme stratejileri de ajandalarında hazır olmalı: “Türkiye’nin sahip olduğu mühendislik gücüyle yeni gelişen tasarım anlayışı birleşebilirse bu alanda ülkemizdeki startup’lar için fırsat görüyorum.”

Türkiye’nin enerji problemine dikkat çeken Köseley endüstriyel internet teknolojilerinin kaynakların verimli kullanımı rolüyle öne çıkabileceğine dikkat çekiyor. Köseley, nesnelerin internetinden Türkiye’nin elde edebileceği olası paya ilişkin şu varsayımı dile getiriyor: “Türkiye’nin dünya ekonomisinden aldığı pay yaklaşık yüzde 1 oranında. Cisco’ya göre nesnelerin interneti 2013’ten 2022’ye kadar toplamda 14 trilyon dolarlık kümülatif bir ekonomik büyüklük yaratacak. Bu veriyi Türkiye’ye ölçeklersek 140 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıkıyor. Bu da yıllık ortalama 14 milyar dolar gibi bir pazar oluşabileceği anlamına gelebilir.”

Telenity Başkan Yardımcısı ve TTGV Teknoloji Elçisi Osman Perksoy, bireyler olarak yaşamımızı önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahip olsa da, Nesnelerin İnterneti’nin getireceği asıl büyük değişimin şirket ve kurumların iş yapış şekillerinde olacağı görüşünde. Perksoy’a göre bu yeni teknolojinin zamanında ve doğru uygulamalarla iş yapış şeklimize getireceği değişim, hızla gelişmekte olan Türkiye ekonomisinin büyümesine ivme katabilir: “Özellikle son yıllarda Türkiye’de mobil iletişim şebekelerinin yaygınlaşmasıyla araç filo takibi; soğutucu, derin dondurucu ve baz istasyonları gibi saha varlıklarının izlemesi ve bakımı; sera ve sulama otomasyonu; enerji ve boru hatlarının ve endüstriyel makinelerin uzaktan izlenmesi konularında başarılı uygulamalar karşımıza çıkıyor. Bu tür uygulamaların yaygınlaşması; şirketlerin tedarik, üretim, depolama, nakliye ve kaynak planlama sistemleriyle entegrasyonun sağlanması ve bu sistemlerin veri analizine dayalı karar destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi mümkün olursa, ülke ekonomimizi bir üst seviyeye çıkartmak için çok önemli bir fırsat yakalayabiliriz.”

8. DEĞERLENDİRME

Nesnelerin internetini basitçe, akıllı cihazların kendi aralarında kurduğu ve yer yer yan hizmetlere açık olacak şekilde aralarında bilgi paylaşımı yaptığı bir sistem, bir yaklaşım olduğu sonucuna varılır. Nesnelerin interneti kavramı, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte birçok farklı cihazı yeni veya eski protokollerin yenilenmiş halleriyle bağlayacak. Bu noktada, felaket tellallığı yapma amacında olmasa da uzmanların uyarısı potansiyel tehditler üzerine birtakım endişeler yaratacak cinsten olabiliyor.

Tabii ki bu tür uyarılar son kullanıcıların basit yazılım çözümleriyle mobil cihazlarını koruyabilecekleri kavramının ötesine şu an için geçemiyor. Bununla beraber, işin kötü tarafı, genel kullanıcı için üretilip kötü niyetli insanlar tarafından etrafa salınan zararlı yazılımlar korkmamız gerekenin küçük bir kısmı. Esas mesele birbirine bağlanmış cihazların kullandıkları teknoloji ve hizmetlerde bulunabilecek açıklarla size veya kurumunuza doğrudan hedeflenen saldırılar konusunda neler yapabileceğiniz.

dsfdsfxhjv

Aslında, için kötü kısmı, bu tür planlı, evvelden sosyal mühendislikle saldırı vektörleri olgunlaştırılmış, sıfırıncı gün saldırılarını kullanan (zero-day attack)veya var olan yamanmamış açıklardan faydalanan saldırılar konusunda bireysel olarak yapacak çok fazla bir şeyiniz yok. En uç çözüm kesinlikle bu teknolojileri kullanmamak gibi görünse de örneğin bugün akıllı televizyonunuzdaki kamera ve mikrofonunuzun isteğiniz dışında açılarak evinizden görüntü ve ses toplanması gibi saldırıların var olabileceğini bilmek “teknolojiden nereye kadar kaçabiliriz ki?” gibi önemli bir soruyu akıllarımıza getiriyor.

9.   SONUÇ

Makalenin detayları, nesnelerin interneti örneğinin cihazların sadece tek başına önem arz etmediğini, iş dünyasının da bu konuda önemli bir yer edineceğini gösteriyor. Veriler 2015’te IoT çözümleri üretecek geliştiricilerin oranının pazarın yüzde 77’sini oluşturacağını, aynı zamanda neredeyse yarısının da iş dünyası için farklı içerikler ortaya koyacağını paylaşıyor.

Son olarak paylaşılan bilgilere göre, IoT cihazlarının yüzde 71’i, başka cihazlar ve sunucular arasında veri paylaşımı yapacak, yüzde 72’si çoklu teknolojiler ile iltişim içinde olacak ve yüzde 49’u da bulut teknolojilerinin yanında Android ve Windows gibi sitemler ile uyumlu iş yürütecek.

10.      REFERANSLAR

http://www.cio.com.tr/2013/gorusler

 

http://www-01.ibm.com/software/tr/info/internet-of-things/

http://www.karel.com.tr/blog/

http://qz.com/156075/internet-of-things-will-replace-the-web/

http://www.nesnelerininterneti.co/

http://webrazzi.com/2014/10/27/

http://www.gelecekhane.com/

http://www.veslabs.com/

http://itadvisor.com.tr/

http://www.webmasto.com/

Jeremy Rifkin/ Nesnelerin İnterneti ve İş Birliği Çağı Kitabı

http://www.techinside.com/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s